FinTech Sektöründe 2026 SPK Düzenlemeleri: Dijital Varlık Yönetimi Standartları
Türkiye'nin finansal teknoloji (FinTech) sektörü son yıllarda muazzam bir büyüme yaşamaktadır. Mobil ödeme uygulamalarından dijital cüzdanlara, kripto para borsalarından otomatik portföy yönetim sistemlerine kadar geniş bir ürün yelpazesi piyasaya girmiştir. Ancak bu hızlı büyüme, sektörün temel yasasal çerçevesinin belirginleştirilmesi gerekliliğini de ortaya koymaktadır. Şubat 2026'da Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından açıklanan yeni düzenlemeler, bu boşluğu doldurma ve FinTech şirketlerinin faaliyetlerini daha iyi kontrol altına alma konusunda önemli adımları temsil etmektedir.
SPK'nin Yeni Düzenlemeler Paketiyle Hedefleri
Sermaye Piyasası Kurulu'nun düzenlemeler geliştirme süreci, yaklaşık iki yıl boyunca kapsamlı araştırma ve danışmanlık faaliyetleri yürütülerek tamamlanmıştır. SPK, bu süreçte FinTech şirketleri, bankalar, hukuk firmaları, akademisyenler ve uluslararası finansal yetkililerle çalışmış; fikir alışverişinde bulunmuştur. Sonuçta ortaya çıkan bu paket, Türkiye'nin finansal teknoloji sektörünü resmi çerçevesine oturmasının yanı sıra, küresel finansal istikrara da katkı sağlamaktadır.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun 2026 yılının başında yayınladığı yeni tebliğler, esas itibariyle üç ana alanda yoğunlaşmaktadır: dijital varlık yönetimi hizmetleri, müşteri bilgilerinin korunması ve yatırım danışmanlığının dijital ortamda sunulması. Bu düzenlemeler, hem yatırımcıları korumak hem de sektörün sağlıklı bir biçimde gelişmesini sağlamak amacıyla tasarlanmıştır.
Dijital Varlık Yönetimi: Teknik Standartlar
Dijital varlık yönetimi (Digital Asset Management - DAM) hizmetleri sunan FinTech şirketleri için SPK tarafından belirlenen teknik standartlar son derece kapsamlıdır. Özellikle kripto varlıkların saklanması (custodian) konusunda, firmalar aşağıdaki gereklilikleri yerine getirmek zorundadırlar:
Varlık Ayrılığı ve Siber Güvenlik
Müşteri varlıkları, şirketin kendi varlıklarından tamamen ayrı olarak tutulmalıdır. Bu durum, siber saldırı veya şirket iflas durumunda müşteri varlıklarının korunmasını sağlamaktadır. SPK, bu ayrılığın sadece muhasebe düzeyinde değil, teknik ve fiziksel düzeyinde de gerçekleştirilmesini istemektedir.
Tüm FinTech şirketlerinin uluslararası bilgi güvenliği standardlarına (ISO 27001) uyması gerekmektedir. Ayrıca, şirketlerin yıl içinde en az iki kez bağımsız güvenlik denetimine (penetration testing) tabi tutulması zorunludur. Bu denetimler, sadece yazılım kodunun açıklarını bulmakla kalmayıp, aynı zamanda fiziksel güvenlik, personel eğitimi, veri merkezinin korunması ve felaket kurtarma planlarının uygulanabilirliğini de kontrol etmektedir.
Akıllı Kontrat Denetimi
Ethereum veya benzeri blokzincir ağlarında hizmet sunan firmalar, kullandıkları akıllı kontratların bağımsız tarafından denetlenmesi gerekliğine uymalıdır. Bu denetimler, akıllı kontratın kodunda yaşanabilecek hataları veya güvenlik açıklarını tespit etmek amacıyla yapılmaktadır.
Bu standartlara uyum süreci, küçük ve orta ölçekli FinTech şirketleri için zorlayıcı olabilir. Ancak SPK, geçiş süresi olarak şirketlere altı ay süre tanımıştır.
KVKK ile Uyum: Müşteri Gizliliği ve Veri Etikası
Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) çerçevesinde, FinTech şirketlerinin müşteri verilerini nasıl işledikleri ve korudukları yeterince açık değildi. SPK'nin yeni tebliğleri, bu konuda önemli açıklıklar getirmektedir.
FinTech uygulamalarında toplanan veri türleri net bir şekilde tanımlanmıştır. Yüz tanıma sistemleri (biometrik veriler), banka hesap bilgileri, ticari işlem geçmişi gibi hassas bilgiler, müşterinin açık rızası olmaksızın toplanamaz. Ayrıca, bu verilerin kullanılması amacı, ilk toplama anında müşteriye açık bir şekilde belirtilmelidir.
Veri Güvenliği Standartları
Veri güvenliği konusunda SPK, minimum güvenlik standartlarını belirlemiştir. Tüm müşteri verileri, en azından AES-256 şifreleme yöntemiyle şifrelenmiş olmalıdır. Veritabanları, fiziksel olarak güvenli veri merkezlerinde (data centers) barındırılmalı ve yedek kopyalar coğrafi olarak farklı lokasyonlarda tutulmalıdır.
Veri ihlali (data breach) durumunda, FinTech şirketleri 7 gün içinde SPK'ye ve etkilenen müşterilere bildirim yapmalıdırlar. Bu bildirimde, ihlal türü, etkilenen veri sayısı ve alınan önlemler detaylı bir şekilde anlatılmalıdır.
Robo-Advisors ve Yapay Zeka Destekli Tavsiye Sistemleri
Son yıllarda, yapay zeka (artificial intelligence) destekli otomatik yatırım danışmanlığı hizmetleri hızla yaygınlaşmaktadır. Bu sistemler, müşteri hakkındaki verileri analiz ederek, kişiye özel yatırım portföyü önerileri sunmaktadırlar.
SPK'nin yeni düzenlemelerine göre, robo-advisors kullanan FinTech şirketleri, şu koşulları sağlamalıdırlar:
Algoritma Şeffaflığı ve Risk Uyarıları
Müşterilere, önerilen yatırımların nasıl ve hangi veriler temelinde belirlendiği açık bir şekilde anlatılmalıdır. Sistemler, önerilen portföyün içerdiği riskleri açık bir şekilde belirtmelidir. Hisse senetlerinin oynaklığı, tahvillerin faiz oranı riski, kripto varlıkların aşırı volatilitesi gibi konular uygun şekilde müşterilere iletilmelidir.
İnsan Gözetimi ve Model Geçerliliği
Robo-advisors tarafından yapılan tavsiyeler, belirli aralıklarla (en az aylık) bir insan danışman tarafından gözden geçirilmelidir. FinTech şirketleri, kullandıkları yapay zeka modellerinin doğruluğunu ve geçerliliğini periyodik olarak test etmelidir. SPK, bu test raporlarında belirli bir doğruluk oranını (minimum 80%) istemektedir.
BDDK ile Koordinasyon: Finansal İstikrar Perspektifi
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) ile SPK arasında düzenlemeler konusunda bir koordinasyon mekanizması kurulmuştur. Bu mekanizmanın amacı, FinTech şirketlerinin her iki kurum tarafından çifte şekilde denetlenmesini engellemek, boş alanları kapatmak ve tutarsızlıkları minimize etmektir.
Eğer bir FinTech şirketi, Türkiye'nin finansal istikrarını etkileyecek düzeyde işlem yapıyorsa (örneğin, günde milyar lira para transferi yapan bir ödeme uygulaması), BDDK tarafından daha sıkı denetleme kapsamına alınabilir. Bu, şirketin kendi sermaye yeterliliğini artırması, daha sık denetimler yapılması veya belirli durumlarda faaliyetlerinin sınırlandırılması anlamına gelebilir.
Uluslararası Standartlarla Uyum
SPK'nin yeni düzenlemeleri, uluslararası finansal düzenlemeleriyle de uyumlu bir şekilde tasarlanmıştır. Avrupa Birliği'nin MiCA (Markets in Crypto-Assets) düzenlemesi ve Amerika Birleşik Devletleri'nin FinTech rehberleri, Türkiye'nin düzenlemelerine kısmen ilham vermiştir.
Bu, Türkiye'nin FinTech sektörünün uluslararasılaşması açısından olumlu bir gelişmedir. Yurtdışında faaliyet gösteren veya uluslararası yatırım çeken Türk FinTech şirketleri, SPK standardlarını sağlarsa, aynı zamanda uluslararası standartları da karşılayabilme konumuna gelmektedir.
Sektöre Etkileri ve Beklentiler
Konsolidasyon sürecinin başlaması muhtemeldir. Küçük ve zayıf yapıdaki FinTech şirketleri, yeni standartlara uyum sağlayamayabilir. Daha büyük ve daha iyi yapılanmış şirketler tarafından satın alınması veya sektörden çıkması olasılık dâhilindedir.
Özel amaçlı danışmanlık şirketleri, muhasebe firmaları ve hukuk büroları, FinTech sektörüne hizmet vermek üzere gelişecektir. Standartlar netleştikçe, yeni FinTech ürünleri ve hizmetleri ortaya çıkabilir. Özellikle, açık finansal sistemler (Open Finance) ve finansal ağ içişleri (Financial API) alanında gelişmeler beklenmektedir.
Sonuç: Düzenleme Olgunluğunun Getirdikleri
Türkiye'nin FinTech sektöründe SPK tarafından yapılan yeni düzenlemeler, sektörün olgunlaşması ve istikrarlı bir temele oturması açısından çok önemli bir adımdır. Dijital varlık yönetimi, müşteri gizliliği, yapay zeka destekli tavsiye sistemleri ve finansal istikrar konularında net kurallar konması, hem yatırımcıları hem de iş yapan şirketleri korumaktadır.
Elbette, bu düzenlemelerin uygulanması süreci önemli bir maliyet ve çaba gerektirmektedir. Özellikle küçük ve orta ölçekli FinTech şirketleri için, bu uyum süreci zorlayıcı olabilir. Ancak, uzun vadede bu kurallar, sektörün sağlıklı bir şekilde gelişmesini, müşteri güveninin artmasını ve uluslararası rekabet gücünün artmasını sağlayacaktır.
Türkiye'nin teknoloji ve finansal alanda stratejik öneminin artması, FinTech sektörünün düzenlenmesi ve denetlenmesi açısından bir fırsat sunmaktadır. Doğru şekilde yönetilirse, Türkiye'nin FinTech alanında bölgesel bir merkez olması mümkün olabilir. SPK'nin yeni düzenlemeleri, bu yönde atılan önemli bir adımdır.